<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>benlik yazısı detaylı şekilde Microfon Blog</title>
	<atom:link href="https://blog.microfon.co/tag/benlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://blog.microfon.co/tag/benlik/</link>
	<description>Burs, Finansman ve Eğitim</description>
	<lastBuildDate>Tue, 15 Aug 2023 10:36:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://eudzr49nzcv.exactdn.com/wp-content/uploads/2022/02/cropped-Untitled-design-77.png?strip=all&#038;resize=32%2C32</url>
	<title>benlik yazısı detaylı şekilde Microfon Blog</title>
	<link>https://blog.microfon.co/tag/benlik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Jung&#8217;un Gölge Kavramı</title>
		<link>https://blog.microfon.co/jungun-golge-kavrami/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=jungun-golge-kavrami</link>
					<comments>https://blog.microfon.co/jungun-golge-kavrami/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Enes Yergök]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jun 2023 12:07:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[benlik]]></category>
		<category><![CDATA[bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçaltı]]></category>
		<category><![CDATA[gölge]]></category>
		<category><![CDATA[jung]]></category>
		<category><![CDATA[kişilik]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[zihin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://blog.microfon.co/?p=11099</guid>

					<description><![CDATA[<p>Herkesin bir gölge/karanlık tarafı vardır ve bu kısım, kişinin bilinçli yaşamında ne kadar az entegre edilirse, bir o kadar karanlık ve yoğun bir hale gelir. Eğer görünürde aşağı/karanlık olarak gördüğümüz parçamız bilinçli ise kişinin onu düzeltmek için her zaman bir...</p>
<p>The post <a href="https://blog.microfon.co/jungun-golge-kavrami/">Jung&#8217;un Gölge Kavramı</a> appeared first on <a href="https://blog.microfon.co">Microfon Blog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 18px;"><em>Herkesin bir gölge/karanlık tarafı vardır ve bu kısım, kişinin bilinçli yaşamında ne kadar az entegre edilirse, bir o kadar karanlık ve yoğun bir hale gelir. Eğer görünürde aşağı/karanlık olarak gördüğümüz parçamız bilinçli ise kişinin onu düzeltmek için her zaman bir şansı vardır fakat bu parçamız baskılanır ve bilincimizden dışlanırsa, hiçbir zaman düzeltilemez.</em></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 18px;"><em><cite>Carl Gustav Jung, Psikoloji ve Din</cite></em></span></p>
</blockquote>
<p>Kendimizi iyi bir insan olarak görüyoruz. En azından birçoğumuz diyelim. Peki gerçekten de iyi miyiz? Yoksa bir yanılgı içerisinde kendimizi mi kandırıyoruz? Görmek istediklerimiz mi bizi iyi biri olarak tanımlamamıza yetiyor? Peki ya görmediğimiz, bilmediğimiz taraflarımız? Belki de göremediğimiz demeliyiz. Bastırdığımız, yok saydığımız taraflarımız yok mu? Hani o hep görmezden geldiğimiz, kendisinden kaçtığımız karanlıklarımız..<span class="Apple-converted-space"> </span>Sen. Evet, sen. Kendini mutlak iyi gibi gören sen. Tüm çirkinliklerin içindeki aydınlık olarak kaldığını sanan sen. Gerçekten de sandığından mı ibaretsin?</p>
<blockquote><p><span style="font-size: 18px;">Gölge yönümüzü tanımak, kusursuz olmadığımızı kabul etmemiz için bize gereken alçakgönüllüğü sağlar.</span></p>
<p>&#8211; C. G. Jung</p></blockquote>
<h3></h3>
<h3>Gölge Kavramı</h3>
<p>Analitik psikolojinin kurucusu olan psikiyatr <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Carl_Gustav_Jung">Carl Gustav Jung</a>, insanın karanlık tarafından bahsetmiş ve buna “gölge” kavramı (arketipi) adlandırması yapmıştır.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Buna göre gölge, kişiliğimizin derinlerinde kalmış karanlık taraflarımızdır. Bütün bastırılmışlıklarımız, benliğimizin kabullenmek istemediği ilkelliklerimiz ve toplumdan uzaklaştırdığımız sırlarımızdır. Belki de tahmin bile edemeyeceğimiz taraflarımızı barındırır gölge. Ne ki<span class="Apple-converted-space"> İ</span><span class="Apple-converted-space">nsan doğasının karmaşık ve vahşi </span>tarafıdır.</p>
<p>İnsan olarak, biz, çirkin gördüğümüz taraflarımızı kabul etmeme eğilimindeyizdir. Bunun sonucunda belki de ömür boyu bastırılmış olarak kalan taraflarımız vardır. İstenmeyen, kabul görmeyen taraflarımız bilinçdışı zihnimize itilir. Ve ilgilenmediğimiz, üzerine düşmediğimiz bu taraflarımız karanlıkta kalır. Ancak karanlıkta kalan bu taraflarımız hayatımızı biz farkında olmasak da şekillendirir. Gölgemizin farkında olup onu kontrol edemediğimiz sürece de biz onun kontrolüne gireriz. Nitekim belki de bir ömür boyu gölgemizin boyundurluğu altında yaşarız&#8230;</p>
<p>Jung’a göre, onu bastırdığımızda, kendisini “yansıtabilir” ve psikoz ya da nevroz şeklinde ortaya çıkabilir.</p>
<h3></h3>
<h3>Gölgemizle Yüzleşmek</h3>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><span style="font-size: 18px;">Kişi aydınlık figürleri hayal ederek aydınlanmaz ama karanlığı bilinçli yaparak aydınlanabilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 24px;">&#8211; C. G. Jung</span></p></blockquote>
<p>Bir problemin veya problem yaratma potansiyeli taşıyan bir durumun çözümü öncelikle bunun farkında olmakla başlar. Farkındalık, bizi bir sonraki aşama olan kabullenmeye götürür. Nitekim derinlerimizde yatan ilkel ve vahşi huylarımızın varlığını farkındalıkla kucaklamak kişiliğimizin gelişiminde hayatÎ bir öneme sahiptir. Peki benliğimizin bu bastırılmış, dışlanmış ve saklı kalmış taraflarına nasıl ulaşabiliriz?</p>
<p>Bunun yolu şüphesiz ki içsel gözlem yapabilmekten geçer. Gölge için ne kadar derinlerde, karanlıklarda kaldığından bahsetsek de o, günlük yaşamımızda yüzünü göstermekten geri durmaz. Bize negatif izlenim veren kişiler aracılığıyla çıkar suyun üstüne: Neden birini kötü, itici gibi negatif etiketlemeler ile karşılarız zihnimizde? Bunun sebebi belki de karşı tarafta gördüğümüz negatifliğin içimizde bastırılmış olarak saklanıyor olmasıdır. İnkar ettiğimiz huylarımız zamanla derinlere gider ve belki de bir gün karşımızdaki kişide görür ve yüzleşiriz gölgemizle. Onları ne kadar bastırmış olsak da, kontrolümüz dışında, varlığını dış dünyamıza elbet yansıtacaktır. Verdiğimiz tepkilerde göreceğiz onu. Özellikle her gün tekrar eden alışkanlıklarımızda.. Gözlemlemeye buralardan başlayabiliriz. Bağımlılıklarımız, sıkça ortaya döktüğümüz söylemler, takındığımız tavırlar&#8230; Ya gördüğümüz rüyalar? Bilinçaltımızın bir yansıması olan rüyalarımız da bastırılmış taraflarımıza ışık tutan önemli göstergelerdir.</p>
<h3></h3>
<h3>Gölge Çalışması</h3>
<p>Gölge çalışması, benliğimizin karanlık taraflarının keşfi aracılığıyla potansiyelimizi açığa çıkartmaktır. travmalarımızının bastırılmasının yol açtığı davranışlarımız ve tepkilerimizi kontrol altına almamız gerekir. Çünkü bizim tarafımızdan bilinçli bir şekilde ele alınmayan gölgenin bizi ele geçirmesi ve hayatta dibe çekmesi kaçınılmaz olabilir.. Peki bu gölge çalışmasına nereden ve nasıl başlarız?</p>
<p>Kendimize dürüstçe yaklaşmalı ve &#8216;anlama&#8217; odaklı olmalıyız. Ve tabii ki cesaret.. Kötücül ve ilkel taraflarımızın çirkinliğiyle karşılaşmayı göze almak şüphesiz ki cesaret gerektirir.</p>
<p>Gölgemiz, benliğimizin ayrılmaz ve yok edilemez bir parçasıdır. Onun mutlak varlığıyla yüzleşmek potansiyelimizi ortaya koymamızı sağlar. Nitekim öfkelerimiz, kaygılarımız ve yaralarımızdan öğrenip iyileşebilmemiz gölgemizden yaratacağımız yeteneklerimizi keşfetmemiz anlamına gelecektir.</p>
<blockquote><p><span style="font-size: 18px;">&#8220;İnsan var oldukça gölgesi de olacaktır, olmalıdır da. Çünkü ışık varsa gölge vardır.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-size: 18px;"> &#8220;Gölge olmadan ışık olmadığı gibi, kusur olmadan da ruhsal bütünlük olmaz.&#8221;</span></p>
<p>&#8211; C. G. Jung</p></blockquote>
<p>Daha fazla yazı için <a href="https://blog.microfon.co">Microfon Blog</a> sitemize bekleriz.</p>
<p>The post <a href="https://blog.microfon.co/jungun-golge-kavrami/">Jung&#8217;un Gölge Kavramı</a> appeared first on <a href="https://blog.microfon.co">Microfon Blog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://blog.microfon.co/jungun-golge-kavrami/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Benliğin Üç Katmanı: Kimlik, Kişilik, Kendilik</title>
		<link>https://blog.microfon.co/benligin-uc-katmani-kimlik-kisilik-kendilik/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=benligin-uc-katmani-kimlik-kisilik-kendilik</link>
					<comments>https://blog.microfon.co/benligin-uc-katmani-kimlik-kisilik-kendilik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Enes Yergök]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 May 2023 07:03:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[Senin Hikâyen]]></category>
		<category><![CDATA[benlik]]></category>
		<category><![CDATA[felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kendilik]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[kişilik]]></category>
		<category><![CDATA[microfon]]></category>
		<category><![CDATA[mikrofon]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sosyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[varlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://blog.microfon.co/?p=10750</guid>

					<description><![CDATA[<p>Benlik denen kavram yani varlığımız, bazı katmanlara ayrılır. Ancak bu katmanlar birbirlerinden tamamen bağımsız değillerdir. Nitekim birbirlerine yaşam bağıyla bağlanmış ve varlığımızı oluşturmuşlardır.  Bizi biz yapan bu &#8220;benliğin&#8221; tabakalarının bazısı “önemli” bazısı ise “değerli”dir. Önemli olan; bizim, insanın, hayatta kalmasını ve...</p>
<p>The post <a href="https://blog.microfon.co/benligin-uc-katmani-kimlik-kisilik-kendilik/">Benliğin Üç Katmanı: Kimlik, Kişilik, Kendilik</a> appeared first on <a href="https://blog.microfon.co">Microfon Blog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://blog.microfon.co/burslar-ve-egitim-psikolojisi-basari-icin-ideal-ikili/">Benlik</a> denen kavram yani varlığımız, bazı katmanlara ayrılır. Ancak bu katmanlar birbirlerinden tamamen bağımsız değillerdir. Nitekim birbirlerine yaşam bağıyla bağlanmış ve varlığımızı oluşturmuşlardır.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Bizi biz yapan bu &#8220;benliğin&#8221; tabakalarının bazısı “önemli” bazısı ise “değerli”dir. Önemli olan; bizim, insanın, hayatta kalmasını ve yol almasını sağlar. Değerli olmanın göstergesi ise tutunulan bu karmaşık hayatta anlam bulunmasına temel olabilmek veyahut bizzat anlam katabilme yoğunluğuna sahip olunmasıdır.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<h4><a href="https://blog.microfon.co/pdr-ve-psikoloji-arasindaki-farklar/">Kimlik</a> de bu hayattaki “önemli” unsurlardan biridir. Peki nedir bu kimlik denen kavram ve neden yaşamımızda önem arz eder?</h4>
<p>&#8221;Sen kimsin&#8221; sorusuyla karşılaştığımızı düşünelim. Doktorum, profesörüm, şuranın başkanıyım gibi cevaplar zuhur eder zihnimizde. Benliğimizi, birtakım eklentilerle yansıtma ihtiyacı hissederiz. Evet, eklenti! Bize sonradan eklenmiş bazı sıfatlardır çünkü bunlar. Bize dışarıdan gelmiş ve hatta birçok zaman bizim seçimimizin haricinde yüklenmiştir hayatımıza.. İşiniz, mesleğiniz, eğitiminiz, dininiz, ırkınız ve hatta isminiz bile&#8230; Bu gibi eklentilerimiz olmadan toplumda var olabilir miydik?</p>
<p>Bundan 2400 sene önce yaşamış olan Aristoteles de insanın toplumsal (siyasal) bir varlık “zoon politikon” olduğundan bahsetmiştir. Çünkü insanın, toplumdan ayrı, doğada tek başına hayatta kalması çok güç hatta imkansızdır. Tam da bu sebepten ötürü toplumun içerisinde kendimize yer bulmak ve yaşamımıza devam edebilmek için bu “kimlik” dediğimiz kavrama ihtiyaç duyarız. Nitekim kimliğimiz, kimliklerimiz olmadan bizi hayatta tutacak olan toplumsallığı sağlamamız, toplumda bağ kurmamız zorlaşır hatta imkansızlaşır. İsminizin başına “Prof.”, “Dr.”, “Av.” gibi eklentiler geldiğinde hayattaki konumunuzun, çevrenizin ve hatta saygınlığınızın nasıl değişeceğini bir hayal edin.. Benliğimize eklentileri yerleştirdiğimize göre artık “sen ‘kim’sin?” sorusu ile çarpıştığımızda “işte ‘kim’liğim!” diyebilirsiniz. Hatta itiraf edelim ki birçoğumuz bu soruyu büyük bir iştahla bekler. Kimliklerimiz hayatın karanlık kuytu köşelerinden bizi öyle bir çıkartır ki “kim” olduğumuzu haykırırken “ne” olduğumuzu unutuveririz. <span class="Apple-converted-space">     </span></p>
<p>İşte bu “ne” olduğumuz ise bizi kişiliğimize götürür. Şimdi tekrardan bir düşünün kimliksel özelliklerinizi&#8230; Irkınız, mesleğiniz, adınız&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bunları söküp atsaydık hayatımızdan geriye ne kalırdı?<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<h4>Bir “hiç” mi? Bir kuru beden mi?</h4>
<p>“<a href="https://blog.microfon.co/enneagram-nedir-enneagram-kisilik-tipleri-nelerdir-2/">Kişilik</a>” dediğimiz kavram işte tam olarak bu noktada varlığa kavuşur. Hayatımızdaki o veya bu şekilde yapıştırılmış olan etiketlerden bağımsızlaşıp özgürleştiğimizde elimizde kalan ne varsa onlar bizim kişiliğimizi oluşturur. Artık “nesin?” sorusuna cevap verebiliriz.. Büyük bir özgüvenle “dürüstüm!”, “cesurum!” diye haykırabiliriz. Veya buruk biz yüzle “korkak biriyim” diyebiliriz.</p>
<p>Bazı şeyler ise dile gelmez, getiremeyiz&#8230; Belki de o kadar derinlerimizdedir ki farkında bile değilizdir. Aynaya baktığımızda gördüğümüz kişi bize bunu söylemez, dış bir göze ihtiyaç duyar. Kendimize yakıştıramadığımız bir ithamla karşılaştığımızda hissettiklerimizi getirelim aklımıza.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>“Ama ben öyle biri değilim!”<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>“Sen beni anlamıyorsun!”</p>
<p>…<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Peki gerçekten de böyle midir?<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Belki de haksızlardır&#8230;</p>
<p>Ya haklılarsa?</p>
<p>“Kendiliğin” bir nebze de olsa yüzünü gösterdiği bir noktadayızdır artık. Çünkü “kendilik” en derinlerimizde yer alandır. Ona bir başımıza ulaşmamız çok zordur. Çoğu zaman savunmasız kaldığımızda temas ettiklerimiz sayesinde hissederiz, bir başkasının bakışında görür, bir yabancının sesinde duyarız onu. Karanlıkta karşılaşırız kendimizle.. Benliğimizin en dip noktasındayızdır artık. Sandığımızdan çok farklı bir şeyle karşılaşmışızdır. Dilini bilmediğimiz bir yabancı gibi hissettirmiştir adeta. Oysa en değerli katmanıdır benliğin.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<h4>Çünkü kendilik, bütün dışsallıktan en bağımsız olandır; insanın özüdür.<span class="Apple-converted-space"> </span></h4>
<p>Doğduğumuzdan beri baş başa olduğumuz “ben”in sözlerini yeteri kadar dinlemediysek&#8230; Davranışlarını sıkça gözlemlemediysek&#8230;</p>
<p>Ya düşünceler?<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Onları ne kadar dikkatle düşündük, ne kadar özenle izledik, ne kadar sorguladık? Bu aşamalardan geçsek pişman olur muyduk hiç kararlarımızdan? Benliğimizin farkındalığından bu kadar uzağa savrulmuş bulur muyduk kendimizi? Hatta belki de henüz yeni tanıştığımız kişilerin dudaklarından dökülen o çirkin sözlerde karşılaşır mıydık kendimizle?<span class="Apple-converted-space"> Y</span>ani insanın özüyle.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Sanıyorum insanın şu kısacık ömründeki en değerli uğraşların başında benliğini keşfetmesi, inşa etmesi ve mümkün olduğunca insanlık seviyesine ulaşması gelir. Bu ise ancak kimlik ve kişiliğimizle mücadele edip ‘kendi’liğimize ulaşma gayretiyle mümkün olur. Bu ömür boyu sürecek olan mücadele, asla benliğimizin bir parçası olan ve toplumsal yaşamdaki devamlılığımızı sağlayan kimliğimizi, kişiliğimizi yok etmek değil; öncelikle olanı olduğu gibi görüp kabul etmekle başlar. Zira “kabul” olmadan ne derinleşmek mümkün olabilir ne de ilerlemek.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p>Mademki insan bedenini doldurarak var olduk o halde benliğin keşfi ve inşasıyla &#8220;<a href="https://blog.microfon.co/ne-kadar-gercek-mbti-16-kisilik-testi-nedir-mbti-nedir/">insan</a>&#8221; kavramını da doldurmaya çalışmak yaşamımızı “iyi yaşam” seviyesine sıçratmak olacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><u>Daha fazla yazıya <a href="https://blog.microfon.co">Microfon Blog</a> sayfamızdan ulaşabilirsiniz.</u></p>
<p>The post <a href="https://blog.microfon.co/benligin-uc-katmani-kimlik-kisilik-kendilik/">Benliğin Üç Katmanı: Kimlik, Kişilik, Kendilik</a> appeared first on <a href="https://blog.microfon.co">Microfon Blog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://blog.microfon.co/benligin-uc-katmani-kimlik-kisilik-kendilik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Öz Güven Nedir? Gerçek Öz Güven Nasıl Sağlanır?</title>
		<link>https://blog.microfon.co/oz-guven-nedir-gercek-oz-guven-nasil-saglanir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=oz-guven-nedir-gercek-oz-guven-nasil-saglanir</link>
					<comments>https://blog.microfon.co/oz-guven-nedir-gercek-oz-guven-nasil-saglanir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rana Kibar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Mar 2023 13:48:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sosyal Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[benlik]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek özgüven]]></category>
		<category><![CDATA[kişilik]]></category>
		<category><![CDATA[microfon]]></category>
		<category><![CDATA[microfon öneriyor]]></category>
		<category><![CDATA[mikrofon]]></category>
		<category><![CDATA[olumlama]]></category>
		<category><![CDATA[olumlu enerji]]></category>
		<category><![CDATA[öz güven]]></category>
		<category><![CDATA[öz saygı]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://blog.microfon.co/?p=10490</guid>

					<description><![CDATA[<p>Herkese merhabalar! Bugün sizlerle birlikte hem sosyal hem de bireysel yaşantımızı etkileyen kişisel gelişimin yapı taşlarından biri olan öz güvenin üzerinde duracağız. Yazımızın devamında öz güven ne demek, öz güvenli nasıl olunur gibi detayları bulabilirsiniz. Öz güven bence sadece bir...</p>
<p>The post <a href="https://blog.microfon.co/oz-guven-nedir-gercek-oz-guven-nasil-saglanir/">Öz Güven Nedir? Gerçek Öz Güven Nasıl Sağlanır?</a> appeared first on <a href="https://blog.microfon.co">Microfon Blog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Herkese merhabalar! Bugün sizlerle birlikte hem sosyal hem de bireysel yaşantımızı etkileyen kişisel gelişimin yapı taşlarından biri olan öz güvenin üzerinde duracağız. Yazımızın devamında öz güven ne demek, öz güvenli nasıl olunur gibi detayları bulabilirsiniz.</p>
<p>Öz güven bence sadece bir kalıp kavramdan oluştuğunu düşünmüyorum. Herkesin bu kavram için başka hikâyesi ve başka tanımı vardır. Bu yolculuğun kolay olmaması gerçek öz güvenin bireyin bakış açısını da etkilediğini düşünmekteyim. Hele de birey geçmişinde kendine güvenmeyi, inanmayı denemediyse, etrafında bulunan insanlar da bu güven durumunun saçma olduğuna onu ikna ettilerse ya da güvendiği yerde hüsrana uğradıysa bu kişi için geçmişin getirmiş olduğu bir alışkanlık olduğunu belki de söyleyebiliriz. Her şeyden önce kişinin bu durumun bir süreç olduğunu bilmesi gerek. Bu konu da bilinçlenmenin ve farkındalığı arttırmanın önemli rol oynaması büyük etken. Bu yüzden öz güveni arttırmak için gereken bazı yolları paylaşacağım sizlerle. Hep beraber öz güveni keşfedeceğiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>ÖZ GÜVENLİ OLMANIN YOLLARI</h2>
<h3>1) Gerçek Ol</h3>
<p>Biz hepimiz eşsiz varlıklarız. Bu yüzden olayları değerlendirme ve yorumlama şeklimiz birbirimizden farklı. Çünkü geçmişte yaşadığımız deneyimler birbirinden ayrı. Öz güven konusunda da hepimiz farklı bakış açısına sahibiz. Kendini iyi gördüğün ve iyileştirmesi gereken durumları değerlendirerek yola başla. Unutma ki gerçekçi olmak her iki durum için de (iyi gördüğün ve iyileştirmesi gereken) sana öz güven konusunda sağlam temeller atmanda yardımcı olacaktır.</p>
<h3>2) Dış Etkenler Tarafından Uyarılma</h3>
<p>Öz saygınızı sağlam temellere oluşturmak öz güveninizi de etkileyecektir. Bu duruma örnek vermek gerekirse dışarıda tanımadığınız biri tarafından aslı olmayan bir şekilde eleştirilmek ya da övülmek sizi bir anda yerin dibine girdirirken diğer taraftan göklere çıkaracaktır. Ama bu durumun aslı yoktur. Bu yüzden kendinizi dış etkenler tarafından değerlendirmek ve onlar ne derse, ne yaparsa doğru saymak sizi fazlaca etkileyip bu etkenler yok olduğunda da aynı şekilde etkileyecektir. Bu durum insan dışında eşya vs. gibi olaylar için de geçerlidir.</p>
<h3>3) Kendi Yaşamında Başrol Ol</h3>
<p>Kendine bu soruyu sormayı sakın ama sakın unutma. Öz güvenli olmanın en önemli yollarından biri de kendi hayatının içinde var olabilmek. Kendinle empati kurabilmeyi kendinin neye ihtiyacı olduğunu ve fazlalık olduğunu belirlemelisin. Hedeflerin neler, neden bunları istiyorsun, bunları yaparsam bana ne katar demelisin. Hedeflerin gerçekçi olması ve küçük adımlarla başlayacağını da unutma.</p>
<h3>4) Olumlu Ol</h3>
<p>Kendinle konuşurken lütfen güzel ifadeler kullan. Bir arkadaşına destek olurken onunla nasıl nazik konuşmak için uğraşıyorsan kendine de nazik ol. Gerçekçi olma demiyorum. Kendini değerlendir. Daha iyisi olabilir mi diye sor bir kendine. Sadece davranış biçimini yumuşat. Biliyorum içimizde o bitmek bilmeyen ses bizi sabote etmek için uğraşacaktır. Ama bu sese yıllardır kullandığın bir alışkanlık olarak bak. Bir anda gitmesini bekleme. Unutma alışkanlıklar bir anda oluşan şeyler değildir. Zaman ister.  Sen kendinin en yakın arkadaşısın. Bunu sakın unutma. Olumlu olmak öz güvenli olma yolunda sen bir adım daha ileri götürecektir.</p>
<h3>5) Şükret</h3>
<p>Şimdi nelere sahipsin bir bak etrafına. Neler var hayatında. Bunlar için şükret. Şükretmek elindekilerinin artmasına sebep olacak. Nasıl mı? Çünkü hiç fark etmediğin nelere sahipsin kim bilir? Bunları fark ettikçe bu durum artacak. Unutma bu bir alışkanlık süreci.</p>
<p>Kendine güvenmeye başla ki senin hikâyen de başlasın. Sana inanıyorum ve seni seviyorum güzel insan. Yolculuğunda kendini bulman dileği ile.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Daha fazla yazımıza ulaşmak için<a href="https://blog.microfon.co/"> sitemizi</a> ziyaret edebilirsin.</p>
<p>The post <a href="https://blog.microfon.co/oz-guven-nedir-gercek-oz-guven-nasil-saglanir/">Öz Güven Nedir? Gerçek Öz Güven Nasıl Sağlanır?</a> appeared first on <a href="https://blog.microfon.co">Microfon Blog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://blog.microfon.co/oz-guven-nedir-gercek-oz-guven-nasil-saglanir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
